Mitolojiler

Facebook Twitter Subscribe
 

hitit tanrıları

Mitolojiler
Tarih : 10 Nis 10
Yazar : ozlem

Akıl ve bilgelik tanrısı: Aya

At üzerindeki tanrı: Pirwa

Atlas gibi dünyayı sırtında taşıyan bir dev: Ubelluri

Ay tanrısı: Kaşgu

Babasına başkaldıran ve onun penisini ısırarak kopartan tanrı: Kumarbi

Bereket tanrıçası: Kubaba

Büyü ile ilgili tanrıça: Katahzipuri

Büyü tanrıçası: Katahzipuri

Fırtına tanrısı: Taru-Teşup

Fırtına tanrısının kenti: Kummiia

Güneş tanrıçası: Hepat

Güneş tanrıçası: Wuruşema-Hepat-Vuruşema

Işık tanrısı: Siu

Nerik kentinin fırtına tanrısı: Hatepinu

Nerik ve zippalanda kentinin fırtına tanrısı: Hatepinu

Savaş tanrısı: Wurunkatte

Savaş ve salgın hastalıklar ile veba tanrısı: Şulinkatte

Şifa ve tıp tanrıçası: Kamrusepa

Devamı İçin Tıklayınız »

Mitolojiler
Tarih : 10 Nis 10
Yazar : ozlem

Ullikummi Şarkısı

Ullikummi Şarkısı , konu olarak Kumarbi efsanesinin devamı niteliğinde Teşup’un krallığında geçmektedir.

Burada bir parantez açıp, “şarkı” sözcüğü üzerinde durmak gerekmektedir. Dinçol (bkz. Kaynakça) bunu şöyle açıklamaktadır :

“Yabancı kökenli metinlerin bir özelliği, onların anadolu kökenliler gibi ayinler içinde yer almaması, baş bölümlerinde belirtildiği gibi birer bağımsız şarkı sayılmasıdır. Şarkı terimi bu tür edebiyat ürünleri için Ortaçağ’a kadar kullanılmış bir sözcüktür. Germen efsanelerinden en ünlüsüne Neibelungen Şarkısı denildiği akıldan çıkarılmamalıdır. Bu bakımdan, şarkı sözcüğünün destan anlamında kullanılmış olduğunu söylemekte bir sakınca yoktur.“

Şarkı sözcüğünü de açıkladıktan sonra efsanenin konusuna bakabiliriz:

Anlaşıldığına göre Kumarbi yenilmiş ve tahtta Teşup oturmaktadır. Ancak Kumarbi bunu hazmedemez:

“Kumarbi aklını toparlar ve düşünür. Uğursuz bir günde kötü bir insan yetiştirir. O Teşup’a karşı kötülük planlar. O Teşup’ a karşı bir asi çıkarır. Kumarbi eline bir asa aldı. Ayaklarına ayakkabı olarak hızlı rüzgarları koydu. O Urkiš şehrine yola çıktı ve Soğuk Pınar’a vardı. Şimdi Soğuk Pınar’da bir kaya bulunur: onun boyu üç fersah ve genişliği ve yarı fersahtır. Onun vaginası ise fersahtır. Onu görünce aklı başından fırladı ve o kaya ile sevişti. Erkeklik organını onun içine batırdı. O beş kez oldu. O on kez oldu.“

Tabletteki kırıklardan metnin devamı tam olarak anlaşılamamktadır ancak, deniz tanrısının yardım ettiğini ve çocuğun doğduğunu öğrenebiliyoruz.

Kumarbi bu çocuğa Ullikummi adını verir :

Devamı İçin Tıklayınız »

Mitolojiler
Tarih : 10 Nis 10
Yazar : ozlem

Kumarbi Efsanesi

Hurri kökenli bu efsane, daha sonra Yunan mitolojisinde de izleri görülecek ilginç bir efsanedir.

Bu destan bir kaç kompozisyon halinde işlenmiştir. Ancak tabletlerin çoğunda büyük kırıklar olduğu için günümüze parça parça şekillerle gelmiştir.

Bu efsane, Hesiodos’un Theogonia’sını andıracak biçimde tanrı soyarından bahsetmektedir.

“İlk eski tanrılar, kuvvetli tanrılar işitsinler: Geçmiş yıllarda Alalu gökyüzünde kral idi. Alalu tahta oturuyordu. Tanrıların önde geleni, güçlü Anu, hizmetçi olarak onun huzurunda duruyordu. O, Alalu’nun ayaklarına kapanıyor ve içki kaplarını, içmek için, onun eline veriyordu.“

Ancak bu durum çok uzun sürmedi. Alalu gökte dokuz yıl krallık yaptıktan sonra Anu, Alalu’ya karşı ayaklandı ve onu yenerek aşağıya, karanlık toprağa göndererek tahta geçti. Bu kez Kumarbi ona hizmet etmeye başladı.

Anu da dokuz yıl boyunca tahtta kaldı ve dokuzuncu yılda bu kez Kumarbi Anu’ya karşı ayaklandı ve onunla savaşmaya başladı. Anu, Kumarbi’ye karşı koyamayarak kaçtı.

“Anu, Kumarbi’nin el ve ayaklarından kendini sıyırdı ve kaçtı. Anu, gökyüzüne çıktı. Fakat Kumarbi onun arkasından koştu. Anu’yu ayaklarından yakaladı ve gökyüzünden aşağıya çekti. Kumarbi Anu’nun dizini, bel altını ve bronza benzer Kumarbi’nin karnına bitişik erkeklik organını ısırdı. Kumarbi, Anu’nun erkekliğini yutunca, o sevinçle yüksek sesle güldü. Anu döndü ve Kumarbi’ye söylenmeye başladı : «Erkekliğimi yuttuğun için kendi içinden seviniyor musun? Kendi kendine sevinme! Ben sana yük (tohum) yükledim. İlk olarak soylu Fırtına Tanrısı ile seni aşıladım ve seni gebe bıraktım. İkincisi dayanılmaz Aranzah nehriyle seni aşıladım. Üçüncüsü soylu Tašmišu ile seni aşıladım. Üç dehşet tanrıyı ben sana bir yük olarak yerleştirdim.“

Devamı İçin Tıklayınız »

Mitolojiler
Tarih : 10 Nis 10
Yazar : ozlem

İlluyanka Efsanesi

Hatti kökenli en önemli mitoslardan biri de Fırtına tanrısı ile yılan arasındaki savaştır. Bu mitosun izleri daha sonra kendini Apollon ya da Saint George mitoslarında da gösterir. Belki de izleri daha da derindir kaybolan tanrı efsanesinden. Bu konuda İsmet Zeki Eyüboğlu şöyle yazmaktadır.

“Bugün Anadolu halk masalları içinde, İlluyanka ile devlerin savaşını işleyen bir çok öyküler, gerçeküstü olaylar vardır. Yılanlarla kartalların savaşını içeren bütün masalların kaynağı budur. Kimine göre çok büyük bir devdir İlluyanka. Yalnız adı değişmiş, Anadolu türkçesinde ejder olmuştur. Halk ona ejderha diyor. İlluyanka başka başka ülkelerin halk anlayışlarına, dini inanışlarına göre nitelikler kazanmış. Anadoluda büyük bir yılan olarak nitelendirilen Şahmeran, onunla ilgili olaylar, boğuşmalar bu eskiçağ anadolu masalının değişikliğe uğramış kalıntılarıdır.“

Bazı yorumcular bu efsanede sözü geçen yılanın öldürülmesi motifinin baharın, kışı yenmesi şeklinde yorumlanması gerektiğini belirtmişlerdir. Bütün kültürlerde hemen hemen tanrının yılanı öldürmesi motifi olması bize bu sembolün ezoterik bir açıklaması da olabileceğini düşündürtmektedir.

Bu efsane, bahar bayramı olan Purulliyaş törenleri sırasında da anlatılıyordu. Ele geçen tabletlerde efsane şu şekilde başlar:

Devamı İçin Tıklayınız »

Mitolojiler
   
 
Mitolojiler
Mitolojiler
Mitolojiler