Mitolojiler

Facebook Twitter Subscribe
 

hindistan tanrıları

Mitolojiler
Tarih : 20 May 10
Yazar : ozlem

AİRĀVATA: Tanrı İndra’nın filidir. Okyanusun Çalkalanması sırasında ortaya çıkan şeylerden biridir. Mitolojide dört yönün birini koruyan bir canlı olarak gösterilir.

AMARĀVATĪ: Tanrı İndra’nın cennetindeki görkemli şehir. Meru dağında bulunduğu söylenir. Bazen Devapura (tanrıların şehri) veya Pūshabhāsā (güneş parlaklığı) gibi isimlerle anılır. Kathāsaritsāgara’daki peri masallarında zaman zaman sözedilir.

ANASŪYA: Sözcükte “iyilik merhamet” anlamlarına gelir. Ermiş Atri’nin karısının adıdır. Rāmāyana Destanı’nda Çitrakuta tepelerinde kocasıyla birlikte yaşıyor olarak gösterilir.Çok dindar ve sert bir çilecidir ve bu sayede olağanüstü güçler kazanmıştır. Sītā onu ziyaret ettiği zaman ona her zaman güzel görünmesini sağlayan bir yağ vermiştir.

ANGADA: Rāmāyana Destanı’nda maymun Vālī’nin oğlu Sugrīva’nın yeğeni olan maymun kahraman. Savaşta Rāma’ya çok yardımları olur. Babası öldükten sonra Sugrīva ona babalık yapar. Akıllı ve cesur bir karakterdir.

CAGANNĀTHA: Cagannāth diye de söylenir ve “Dünya Efendisi” anlamına gelir. Vishņu veya Kŗishņa’nın bir adıdır. Aslında Hindistan’ın Orissa bölgesindeki Purī kentinin ünlü Vishnu idolü ve türbesidir. Purī’ye ait yerel bir tanrı Hinduizmin içine girmiş ve o bölgenin koruyucusu olduğuna inanılan bu tanrı Vishnu’nun bir görünüşü olarak kabul edilmiştir.

CĀMBAVĀN: Rāmāyana Destanı’ndaki ayı karakter. Maymunlarla beraber hareket eder kendisine ait ordusu vardır. Bilgeliğiyle dikkati çeker. Rāma’nın Rāvana ile yaptığı savaşta çeşitli yararlılıklar gösterir. Savaşta ölümcül yara alanların kurtulması için nereden hangi şifalı otların getirileceğini Hanumān’a o söyler.

CEHENNEM: Sanskrit dilinde Naraka sözcüğüyle belirtilen cehennem Hint hayal gücünün belirlediği ölçülerde çok çeşitlidir. Markandeya Purana’da birçok çeşidinden söz edilir. Örneğin Maharaurava (Çok Korkunç) cehennemi 4.725.000 km. genişliğinde bakırdan yapılmıştır. Altında ateş yanar ve korkunç derecede sıcaktır. Günahkar kişi orada elleri ve ayakları bağlı olarak durur ortada yuvarlanarak hareket eder. Kuşlar ve böcekler her tarafını didik didik ederler. Tamas (Karanlık) cehenneminde ise çok müthiş bir soğuk vardır. Tamamen karanlıkla kaplıdır. İnsanlar orada birbirlerine çarparlar ve birbirlerinden medet umarlar. Soğuktan dişleri takırdar açlık ve susuzluk belasıyla uğraşırlar. Kar taneleriyle yüklü keskin rüzgarlar onların iliklerine işler. Nikrintana (Kesiliş) cehenneminde devamlı olarak dönmekte olan bir çömlekçi tekerleği vardır. İnsanlar bunun üstüne oturtulurlar ve ölüm tanrısı Yama’nın hizmetçisinin hazırladığı telle kesilmeye başlanırlar. Ayaktan kafaya doğru kesilirler ve yaşamlarını yitirmedikleri için yüzlerce kez kesilirler. Apratishtha (Emniyet Yok) cehenneminde bir yanda tekerlekler bir yanda kuyu ipleri ve kova vardır. Bir kısım insanlar sürekli olarak dönen tekerleklerin üstünde tutulurlar ve vücutlarından kan fışkırana dek orada döndürülürler. Bir kısım insan ise kova içinde sürekli suya sarkıtılırlar. Asipatravana (İğneyaprak Ormanı) cehennemi yaklaşık 135.000 km genişliğinde güneş ışınlarıyla kavrulan bir yerdir. Burada bir orman vardır. Bu ormanın ağaçlarının yaprakları sivri kılıç gibi keskindir. Bir yandan kaplan kadar korkunç kara köpeklerin havlamaları duyulur. İnsanlar o ormanın serin gölgesine ulaşmak isterler ancak ulaştıkları zaman tüm iğne yapraklar koparak insanların üzerine düşer. İnsanlar ateşle kavrulan yerlere düşerler. Köpekler koşup gelirler ve inleyip feryat eden insanların uzuvlarını kopartmaya başlarlar. Taptakumbha (Yanan Kazan) cehenneminde ise her tarafta alev alev yanan ateşle çevrili ısıtılmış kazanlar vardır. Bunların içi erimiş demirle kaplıdır ve öbek öbek ateş gruplarının üstünde durur vaziyettedir. Yama’nın yardımcıları günahkarları baş aşağı bu kazanların içine atarlar. Yanan organlarından sızan ilikleri ve özleri kaynayan kazana karışır ve kazanın suyunu bulandırır. Korkunç akbabalar çatlayan kafataslarının patlamış göz delikleri kısmından çekerek insanları tekrar aynı kazanın içine atarlar. O insanların kaynayan kazandaki erimiş kafaları organları etleri derileri ve kemikleri yeniden birleşirler. Yama’nın hizmetçileri ellerinde kaşıklarla bu bereketli karışımı sürekli olarak karıştırır dururlar.. Vishnu Purana’da (II6) 28 tane cehennem sayılır ancak bunların betimlemeleri yapılmaz; sadece hangi cehennemin hangi suça karşılık geleceği belirtilir.

ÇANDİKĀ: Tanrıça Durgā’nın bir adıdır.

Devamı İçin Tıklayınız »

Mitolojiler
Tarih : 18 May 10
Yazar : ozlem

Uzun 1000 Maha Yuga gecesinin sonunda Vişnu uyanacaktır. Göbeğinde muhteşem bir lotus çiçeği çıkacak ve Vişnu, dünyadaki yaşamın yaratıcısı olan yaratıcı Brahma biçiminde bu çiçekten çıkacaktır. Lotus üç dünyanın temeli olacaktır. Brahma, çiçekten çıktığında onun üzerinde dinlenecek; sellerin tüm hayatı öldürdüğünü kavrayan Brahma, yeniden doğuş sürecini harekete geçirmek için yumurtayı kırarak açtı. Böylece Vişnu, tanrı Brahma olarak dünyanın yaşamında yeni bir günü, yeni bir 1000 Maha Yuga zamanını müjdeleyecektir.

Üç dünyanın imgesi tüm tanrılar, şeytanlar ve insanlarla tamamlanmış olarak Brahma’da bulunmaktadır. Yaratıcı Brahma önce su, ateş, hava, rüzgar ve dünyayı üzerinde dağlar ve ağaçlarla birlikte ortaya çıkaracak; daha sonra evreni örgütlemenin bir yolu olarak zamanı ortaya çıkaracaktır.

Hemen sonra Brahma, tanrılar, kötü ruhlar ve insanları yaratma üstünde yoğunlaşacaktır. Önce butlarından kötü ruhları ortaya çıkaracaktır; daha sonra vücudundan sıyrılarak tanrıların düşmanlarına ait olan vegece dediğimiz karanlığı yaratacaktır. Brahma ikinci bir vücut alarak, yüzünden tanrıları yaratacak, bu vücudu da terk ederek tanrılara ait olan, gündüz olarak adlandırdığımız ışığı yaratacaktır. Brahma’nın yoğunlaşma gücü, art arda gelen vücutlardan insanları ve Rahşasaları, yılanları ve kuşları ortaya çıkaracaktır. Daha sonra Brahma, ağzından keçileri, göğsünden kuzuları, midesinden inekleri, kollarından ve ayaklarından antilopları, buffaloları, develeri, eşekleri, filleri ve diğer hayvanları, ayaklarından atları ve vücudundaki kıllardan bitkisel yaşamı oluşturacaktır.

Devamı İçin Tıklayınız »

Mitolojiler
Tarih : 18 May 10
Yazar : ozlem

Dünya yaşamında bir yıla karşılık gelen 1000 Maha Yuga sonunda büyük tanrı Vişnu, Şiva-Rudra’ya dmnüşecek ve dünyadaki tüm yaşamı yok edecektir. Bir gece, dünyadaki yaşamda bir günlük bir süreç başlatacaktır. Önce güneş ışınlarına girecek ve dünya yüzeyindeki tüm suyu buharlaştıracak, ısıyı arttırmak için yüz yıl boyunca güneş ışınlarını yoğunlaştıracaktır. Her üç dünya, gökyüzü, yeryüzü ve yeraltı, bu korkunç sıcaklıkta kavrulacak, büyük kuraklık ve kavurucu ateş bomboş bir çok yaratacaktır. Kıtlık evrende kol gezecek, yüz yıllık süre sona erdiğinde hiçbir canlı varlık kalmayacaktır.

Ateşler üç dünyadaki tüm yaşamı tükettiklerinde, Şiva-Rudra yani Vişnu’nun yıkıcı biçimi, korkunç fırtına bulutları püskürtecektir. Yüreklere korku salan gök gürültüsü ve yıldırımların eşlik ettiği bulutlar, güneşi gizleyerek ve dünyayı karanlığa boğarak yeryüzünün çevresinde dolaşacaktır. Yüzyıl boyunca gündüz ve gece, dünyadaki her şey yıkıcı sellerin derin suları altında yok oluncaya değin bir yağmur tufanı sürecek; ateş ve seller yaşamla birlikte tüm diğer tanrıları da yok edeceği için, korkunç tufan yanında sadece büyük Tanrı Vişnu varlığını sürdürecektir.

Devamı İçin Tıklayınız »

Mitolojiler
Tarih : 10 Nis 10
Yazar : ozlem

Brahmanların kutsal kitapları olan Veda’larda, Hindistan’ın bütün tanrıları tek tek anlatılmıştır. Ateş Tanrısı Agni; Yağmur Tanrısı İndra; Şafak Tanrısı Ushas; Güneş Tanrısı Surya. Görüldüğü gibi, doğa olaylarını temsil eden tanrılar burada bir kez daha karşımıza çıkıyor.

Hindulara göre Dünya, birbirine karşıt iki eğilimin etkisi altındadır. Bu karşıt güçlerden birini düzeni korumaya çalışan Vişnu, öbürünü ise yıkmaya çalışan Siva temsil eder. İnsan ruhu, bu iki kuvvet arasındaki uyuşmazlığa karşı koymak ve evrensel bilgiye ulaşmak için birkaç kez ölüp yeniden doğmak; kısacası defalarca yaşamak zorundadır.

Mitolojiler
   
 
Mitolojiler
Mitolojiler
Mitolojiler